Tulum...
           Kalabalık bir şehirde Sokak ta yürürken kulağım bir anda bir sese kesilir yüzlerce sesin arasında o sesi duyarım, yanımdakiler o sesi duymazlar, sorarlar ne oldu ?
Hiç derim ! aslında tulum sesi onca hedef arasına atılan bir ok gelir benim kulağıma saplanır. Bilmem size de böyle mi olur ! o ses benim bir anlıkta olsa mutlu olmamı sağlar,
bu benim tulum sesi ile aramda kurmuş olduğum gönülbağı dır aslında,
           Köyde musa amcadan dinlemiştim... (Ağustos ayı köyde çimen ayıdır, yayladan erkekler köye iner çimen biçmek için).
musa amca "vaytevor vardi karoste aşağada de (köyde) çimen biçeyrok, sabah aposkalde çimen biçtuk ,akşom da yuruma karose gittuk (20 km civarı) sabaha kadar horon oynaduk,
uyumeden tom 4 gün sabaha doğrı çiktuk yole gelduk köye çimen biçtuk, akşom oldimi da bunden yuruduk karose sabaha kadar da unda horun oynaduk "
           Senozun eskilerinden kime sorarsanız bu şekilde tulum ile ilgili bir sürü anı anlatır size. onlarca yolu bir tulumcu alıp gelmek için gidenlerden, ağaç olmayan yaylalardan tulumun dilllikleri için onlarca km yürüyüp pohpeti ağacından dillik yapıp tekrar yaylaya gidip, sabahlara kadar horon oynanan o muhteşem geceler le dolu bir sürü anı. içimden şunu geçirmeden edemiyorum...  
Hey Nemutli Size.
Tüm bu anıları düşündükçe aslında Tulumun sadece kültürü oluşturan bir öğer değil yaşamımızın gidişatını değiştiren yön veren bir unsur oluğunu görürürüz. O tulumun peşine gidilmeseydi, o horonlar oynanmsaydı o türküler atılmasıydı birbirine, o aşklar yaşanmaz, o evlilikler de olmazdı. 
velhasıl, Tulum sadece tulum değildir.
Mustafa Akyıldız


Dediki Tunduze hala: 

Yağmur yağar başuma 
Karişur göz yaşuma 
Neler yaşadum neler
geldum habu yaşuma,

Yorumlar